6 Haziran 2011 Pazartesi

ANADOLUDA KORUNMASI GEREKLİ 101 ODAK HAYVAN VE BİTKİ TÜRÜ- WWF (

ANADOLUDA KORUNMASI GEREKLİ 101 ODAK    HAYVAN VE BİTKİ TÜRÜ- WWF  (kampanya)



   
Leopar Panthera pardus
Dünya genelinde nesli tehlike altında bir tür olan leopar, son derece karizmatik bir canlı. Kafkasya leoparı, Türkiye’nin kuzeydoğusunu da içine alan Kafkasya bölgesinde yaşıyor. Ancak, doğal yaşam alanı gittikçe daralıyor. Kafkasya leoparının korunmasına yönelik çalışmalar, bu türün yaşadığı doğal ormanların ve ormanların içindeki diğer canlı türlerinin de korunmasını sağlayacak.
<> 
1
   
Boz Ayı Ursus arctos
Ayılar, masallara konu olan, kimi zaman korku ve merakla takip ettiğimiz canlılardır. Boz ayılar, ülkemizde özellikle Doğu Karadeniz’de biyolojik çeşitlilik açısından büyük önem taşıyor. Kaçak avcılık ve yaşam alanlarının yok olması boz ayıların varlığını sürdürme olanaklarını daraltıyor. Sayıları giderek azalan boz ayıların korunması, hem yaşadıkları ormanların hem de ormanları mesken tutan diğer canlıların korunmasını sağlayacak.
2
Porsuk Meles meles
Geceleri seven, gündüzleri ise yeraltındaki tünellerde ya da inlerde geçiren porsuk, Türkiye’nin hemen her yerinde, görülür. Yaşadıkları inler, nesiller boyu kullanılarak genişletilir ve gelişmiş tünel sistemleri haline gelir. Avlanmaları ve habitat bozulması nedeniyle sayıları azalmaktadır. Yavruları da yırtıcı kuşlar ve yırtıcı memeliler tarafından avlanmaktadır. Koruma altındadır ve avlanması yasaktır.
3
Yaban Tavşanı Lepus europaeus
Ağaç ve çalı altlarında ortama kamufle halde dinlenebilen ve uyuyabilen yaban tavşanı, Türkiye’nin hemen her yerinde bulunur. Doğadaki avcıları yırtıcı kuşlar, tilki, kurt, vaşak, çakal, saz kedisi ve kuyruksürenlerdir. En büyük tehdit, av baskısıyla insanlardan gelmektedir
4
Vaşak Lynx lynx
Antik dünyada, erdemlerin sembolleştirilmesinde karşımıza çıkan vaşak; yırtıcı sesi, karizmatik görüntüsüyle dikkat çeker. Vaşak türünün Güneydoğu Avrupa ve Güneybatı Asya'daki dağılımı dağınık ve küçük alanlardır, ormanlarda yaşar. Türe yönelik en büyük tehdit kaçak avcılıktır. Avrupa'da bazı alt türleri kritik olarak tehdit altındadır. Tehditlerin başında; habitat kaybı, kaçak avlanma ve yararlandığı besinlerin azalması yer alır.
5
Karakulak Caracal caracal
Karakulak popülasyonu, doğal olarak yaşadığı Afrika ve Asya'da kritik durumdadır. Karakulak; yarı çöllerden savanlara, çalılık alanlardan nemli ağaçlıklara, her dem yeşil dağ ormanlarına kadar geniş bir habitat çeşitliliğinde yaşar. En çok sevdiği yaşam alanı ise kurak ağaçlıklar ve yağış miktarının az olduğu bölgelerdir. Habitat bozulması ve kaçak avlanma en önemli tehditlerdir. Avlanması yasak bir türdür ve uluslararası ticareti yasaktır.
6
Kızıl Tilki Vulpes vulpes
Kızıl tilki, diğer etçil türlere göre en geniş coğrafi yayılışa sahip olan bir türdür. Çeşitli habitatlarda, hatta insana yakın alanlarda ve yoğun tarım alanlarında yaşayabilir. Kızıl tilkiye yönelik en büyük tehditler arasında; kürkü nedeniyle zehirlenerek avlanması, tarımsal ilaçlarla yaşam alanlarının daraltılması ve parçalanması gelir. Tilki, fare gibi tarımsal üretim açısından zararlı görülen hayvanların popülasyonlarını dengede tutması nedeniyle çiftçinin dostudur.
7
Kurt Canis lupus
Kurt tüm dünyada masallarda, mitolojik öykülerde, tarihe yön veren olayların hikâyeleştirilmesinde en çok kullanılan canlı türlerindendir. Bu karizmatik tür, ülkemizin tüm bölgelerinde yaygın olarak bulunmakla birlikte evcil hayvanlara zarar verdiği ve yasayla da korunmadığı için çok sayıda avlanır. Sürü halinde yaşayan kurdun, kirlilik ve yoğun yapılaşma nedeniyle popülasyonunda büyük düşüşler beklenmektedir. Yaygın kanının aksine çok aç kalmadıkça ve kıstırılmadıkça insanlara saldırmaz.
8
Çengel Boynuzlu Dağ Keçisi Rubicapra rubicapra
Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu'daki dağlarda yaşayan, ''kayaların usta tırmanıcısı'' olarak bilinen çengel boynuzlu dağ keçisi, kaçak avcılık tehdidi altındadır. Özellikle son 20 yılda, yaşadıkları birçok alanda sayıları azalmış, bazı yerlerde de yok olmuştur. Dişiler sadece yılda 1-2 yavru dünyaya getirebilmekte ve bu yavruların da hayatta kalabilme oranları çok düşük olmaktadır.
9
Yaban Keçisi Capra aegagrus
Beş ila on hayvandan oluşan küçük sürüler halinde dolaşan yaban keçisi, yamaçlarda ve yüksek dağ bölgelerinde barınır. Yaban keçisi, insana ve yerleşim yerlerine karşı uyanık değildir, bu nedenle insanlar kolayca yaklaşarak onları öldürmektedir. Bu hayvanların sivri boynuzları özellikle Kafkasya Ülkelerinde hediyelik eşya olarak satılır. Kaçak avlanma bu türü tehdit eden en önemli etkendir.
10
Anadolu Sincabı Sciurus anomalus
Anadolu Sincabı bol tüylü kuyruğu, püsküllü kulaklarıyla ormanlarda, parklarda, bağ ve bahçelerde görülür, ağaçlarda yaşar. Sincaplar bitki yayılışında önemli ekolojik role sahiptir. Çevre şartlarındaki olumsuz değişiklikler ve bilinçsizce yapılan avlanmayla sayıları büyük ölçüde azalmıştır.
11
Çakal Canis aureus
Çakal, Marmara Bölgesi’nde özellikle Trakya’da, Karadeniz, Ege ve Akdeniz kıyılarında ve Güneydoğu Anadolu’nun alçak bölgelerinde yaşar. Genellikle nehir ve göllere yakın çalılık, sazlık ve ormanlık alanlarda bulunur. Ülkemizde tarım alanlarının açılması, bataklıkların kurutulması, nehir yataklarının ıslahı ve zirai ilaçlar nedeniyle çakallar tehlike altındadır.
12
Gelincik Mustela nivalis
Uzun boyu ve kısa ayaklarıyla küçük memelilerin en sevimlisi olan gelincik; ormanlık alanlarda, dağlarda, bataklıklarda ve kumullarda yaşayabilir. Halk arasında gelinciklerin, avlarının karşısında dans ederek avlarını hipnotize ettiklerine inanılır. Tarım alanlarının ve şehirlerin genişlemesiyle yaşam alanları oldukça daralmıştır.
13
Gelengi Spermophilus citellus
Anadolu yer sincabı olarak da bilinir. Diğer sincaplar ağaçlarda yaşadığı halde, gelengi yeraltı yuvalarında yaşar. Bozkırlarda, bozkır renkleriyle bezenmiş kürküyle öyle uyumludur ki onu yuvasından yiyecek bulmak için hızlıca çıkarken fark etmek çok güçtür. Yılda sadece bir kez yavrulayan gelengi, sürülmüş tarım arazilerinde yaşayamaz ve onun için en büyük tehdit her geçen gün genişleyen tarım arazileridir.
14
Denizalası Salmo trutta
Yaşam alanı Karadeniz Bölgesi olan denizalası, denizler ve tatlı sular arasında yumurtlama göçü yapar. Yaşam alanlarının tahribatı karşı karşıya olduğu tehditlerin başında gelir. Uzatma ağları ve oltayla avlanırken sayılarındaki azalma nedeniyle koruma altına alınmış olup, avcılığı tamamen yasaktır.
15
Fırat Arap Tavşanı Allactaga euphratica
Fırat Arap tavşanı, sincaptan daha küçüktür. Uzun bir kuyruğu vardır ve arka ayakları da uzundur. Kanguru gibi sıçrayarak koşar. Ülkemizde Orta ve Güneydoğu Anadolu’da bulunmaktadır.
16
Turna Grus grus
Türkülere konu olmuş, uçarken düz ya da V şekilli sıralar oluşturan turna; İç Anadolu, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bulunur. Sesi sert ve yankılıdır. Geniş bataklık, sulak çayır ve tundralarda yuva yapar. Kışın kurak arazide görülebilir. Yaprak, meyve, böcek, solucan ve farelerle beslenir. Kaçak avcılar ve yırtıcı memeliler karşı karşıya oldukları ana tehditlerdir. Avı yasaktır.
17
Ulu Doğan Falco cherrug
Bir zamanlar bozkırların efendisi olan bu görkemli tür, BM tarafından hazırlanan rapora göre 2030 yılına kadar soyu tamamen tükenecek türler arasında. Giysisi çok değişken olan Ulu Doğan’ın uçarken kahverengi sırtı ve kanat örtüleri, siyahımsı kanat telekleriyle kontrast oluşturur. Bu tür, havada asılı kalabilir.
18
Küçük Akbaba Neophron percnopterus
Ülkemizde görülen en küçük akbaba türüdür. Havada süzülürken siyah beyaz kanat altı tüyleri ve kama şeklindeki kuyruğuyla fark edilir. Sarı yüzü ve çoğu zaman dik duran kafa tüyleri ilgi çekicidir. Küçük gagası sayesinde diğer akbabaların yiyemediği küçük et parçacıklarını büyük bir titizlikle temizler. Türkiye’de üreyen bu tür, kışı Afrika’da geçirir. Anadolu’da yaygın sayılabilecek bir akbaba türüdür.
19
Karaleylek Ciconia nigra
Leylekten çok daha ürkek bir tür olan karaleylek, leylek kadar sessiz bir kuş değildir. Beyaz karnı ve kuyruk altı örtüleri dışında simsiyahtır; yakından tüylerinin parlak yeşil ve mor olduğu fark edilir. Yaşlı ormanlarda ve kayalıklarda yuva yapar, bataklık ve tatlı su kenarlarından beslenir. Göç sırasında çoğu kez leylek sürülerine katılır. Yaz sonunda Afrika’dan ülkemize gelir, bir kısmı Anadolu'da ürerken, büyük kısmı İstanbul üzerinden Avrupa'ya geçer. Sonbaharda Afrika’ya tersine göç başlar. Ülkemizde az sayıda alanda kışlama kayıtları vardır.
20
Urkeklik Tetraogallus caspius
Tehlike altında olan bu tür, kanatları kısa ve küt olmasına rağmen büyük bir patırtı ile fırlar ve vadilerden aşağı çok hızlı süzülerek uçar. Kalkarken sert bir "tçok- tçok- tçok" sesi ve uçarken ıslığı andıran bir ses çıkarır. Tehlikeyi haber vermek için hindi gibi "glu glu" sesler çıkarır. Çok hızlı yürür. Yurdumuzda Doğu Karadeniz, Orta Toroslar, Doğu Akdeniz ve Doğu Anadolu'da bulunur.
21
Yalıçapkını Alcedo atthis                 
Küçük ve çok renkli bir kuş olan yalıçapkınının uzaktan duyulabilen, çok tiz ve çığlıksı bir sesi vardır. Su üzerinde hızla uçarken mavi bir ışın olarak gözükür. Bir tünekten bakarak ya da havada asılı kalarak balık arar, avını dalarak yakalar. Tatlı su kenarında ürer, oyuklara yuva yapar, lagünler ve deniz kıyısında bulunur. Adını İzmir ilimizden alan halcyon smyrnensis adlı bir yalıçapkını türü olan İzmir yalıçapkını, çoklukla Ege Bölgesi ve Doğu Akdeniz Bölgesi’nde gözlemlenir. Bu bölgeler ve İsrail dışında başka hiçbir ülkede bulunmadığı için koruma altındadır.
22
Arıkuşu Merops apiaster
Rengârenk tüyleriyle arıkuşları yaz aylarında, Toroslar'ın güneyi ile Karadeniz'in kıyı kesimleri dışında kalan hemen her bölgede, tünedikleri yükseltilerden kalkıp, arıları ve diğer büyükçe böcekleri kıvrak uçuşlarla avlarken görülebiliyor. Genellikle Mayıs-Ağustos aylarını ülkemizde geçirir. Sıcağı seven tür genel olarak orta Avrupa'ya kadar yayılım göstermekle birlikte, nadir bir tür olarak İngiltere, İskandinavya, Polonya ve İsviçre'de de ürediği kayıtlara geçmiştir. Arıcılar tarafından arı kovanlarına zarar verdikleri düşünüldüğü için sevilmiyorlar. Ülkemizde arıkuşlarının yaşam ve üreme alanları, giderek daralıyor.
23
Huş Tavuğu Tetrao mlokosiewiczi T
ürkiye’de yaşayan tek paçalı tavuktur. Uçarken kanatları ıslıksı ses çıkarır. Erkeğin kendisi ötmez, dişinin sesiyse sülüne benzer. Yüksek yaylalardaki orman gülüyle kaplı yamaçlarda yaşar. Kafkaslara endemiktir. Türkiye’de Doğu Karadeniz dağlarında bulunur.
24
Kızıl Akbaba Gyps fulvus
Kızıl gövdeli, büyük boylu bir akbaba türü olan kızıl akbaba, genellikle yüksekten uçar ve kanatlarını yukarı kaldırarak dönerek yükselir. Kayalık ve dağlık arazide yaşar, kaya yarlarındaki çıkıntılarda koloniler halinde yuva yapar. Kurtları öldürmek için atılan zehirli etler nedeniyle sayıları çok azalmıştır. Toroslar, Doğu Karadeniz Dağları ve Doğu Anadolu’da lokal olarak bulunur.
25
Kafkas Engereği Vipera kaznakovi
Koyu renk üzerine sarı, kızıl desenleriyle oldukça çekici bir tür olan Kafkas engereği, Uluslararası anlaşmalarla koruma altında olan bir yılan türüdür. Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi'nde; Hopa, Arhavi, Borçka ve civarında sık ormanların bulunduğu alanlarda ve çayırlarda yayılış gösterir. Zehirli bir türdür ve zehiri insanlar için tehlikeli olabilir. Güzel görünüşü nedeniyle yurtdışına kaçak yollarla satılması ve yaşam alanlarının daraltılması nedeniyle sayıları çok azalmıştır. Kafkasya engereğinin popülasyonunun düşmesine bağlı olarak bu bölgelerde fare sayısında artış yaşanmıştır.

BİTKİLER


1
Türk Fındığı Corylus colurna L.
Fındığın dünya üzerinde doğal olarak görüldüğü ilk yer Giresun, Ordu ve Trabzon’dur. Meyvelerinin yanı sıra odunundan da yararlanılan fındık, Karadeniz Bölgesi’nde yaklaşık 3150 köyde, Türkiye nüfusunun %7,5'ini içeren 3.205.000 kişinin tek geçim kaynağıdır. Dünya tüketiminin %75’i ülkemizden karşılandığı için Türkiye ekonomisi için büyük bir önem taşır. Sağlık açısından çok yararlıdır ve harika bir enerji kaynağıdır. İklim değişikliği nedeniyle yağışların azalması fındık üretimindeki en büyük sorundur. Bununla birlikte, fındığın doğal olarak yetiştiği bölgelerde çiftçilerin hatalı gübreleme, ve bahçe bakımı, yanlış toplama ve kurutma çalışmaları fındıkta kaliteyi ve verimi düşürmektedir.
2
Kardelen Galanthus elwesii
Kardelen, ilk olarak 1874 yılında, İzmir yakınındaki dağlarda bulunmuş ve bilim dünyasına tanıtılmıştır. Bembeyaz çiçekleriyle kış sonunda açan kardelen, soğanlı bitkiler arasında en çok tanınan bitkidir. Ülkemizde bu cinse ait 10 civarında tür doğal olarak yetişir. Kuzeybatı, Batı, Güneybatı Anadolu'da yayılış gösterir. Sıcaklığın -15°C'ye kadar düşmesinden etkilenmez. Türkiye'den ihraç edilen çiçek soğanları listesinde ilk sırada yer alır. Doğadan aşırı miktarda toplanarak satılması kardelenlerin neslini tehlike altına sokmuştur.
3
Doğu Ladini Picea orientalis
Her zaman yeşil olan doğu ladini, iğne yapraklı bir ağaçtır. 60 metre boya ulaşabilir. Ordu’nun güneyindeki dağlardan başlayıp, tüm Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yer yer özellikle de dağların denize bakan yamaçlarında yetişir. Kafkasya’da da doğal olarak yetişebilen bu türün başka doğal yetişme alanı yoktur. Türkiye’de yetiştiği bölgede Doğu kayını, Doğu Karadeniz göknarı ve sarıçamla karışık çok güzel gösterişli ormanlar oluşturur.
4
Fıstık Çamı Pinus pinea
Bir Akdeniz ağacı olan fıstık çamının Türkiye’de en geniş yayılım alanı Bergama yakınındaki Kozak Yaylası’dır. Tohumlarının ekonomik değeri nedeniyle diğer bölgelerde de yetişme alanı gittikçe genişlemektedir. Çok kısa saplı olan kozalağı 3 yılda olgunlaşır, Türk mutfağında kullanılan “çam fıstığı” bu ağacın tohumlarıdır.
5
Zeytin Olea europea
Çağlar boyu zeytin “hayat ağacı” olarak kabul edilmiş, insanın bir yandan tanrıyla bir yandan da doğayla barışını simgelemiştir. Ormanlarımızda doğal olarak yetişen zeytin, halk arasında “Delice” olarak bilinir. Akdeniz İklim Bölgesi’nin Akdeniz kıyı bölümünde geniş bir bölgede doğal olarak bulunur. Yabani zeytin, Marmara kıyıları boyunca da alçak vadi tabanlarında, orman örtüsünün tahrip edildiği yerlerde diğer maki elemanlarıyla birlikte bulunmaktadır.
6
Kocayemiş Arbutus unedo
Süs bitkisi olarak yetiştirilen, yaprakları ilaç endüstrisinde kullanılan kocayemiş, her zaman yeşil olan küçük bir ağaçtır. Türkiye’nin her tarafındaki kıyı arazisinde görülebilir. Sonbaharda çiçek açar. Çiçekler ve olgun meyveler, aynı anda ağaç üzerinde bulunduğu için güzel bir görüntü oluşur.
7
Yabani Kiraz Prunus cerasus
Kirazın botanikteki latince adı olan P. cerasus bugünkü Giresun'un eski adı olan Kerasus'tan gelmektedir. Gülgiller familyasından olan vişnenin muhtemel anavatanı olarak Hazar Denizi ile Kuzey Anadolu Dağları arasında kalan bölge kabul edilmektedir.
8

9
Mor Çiçekli Orman Gülü Rhododendron ponticum
Her zaman yeşil olan en fazla birkaç metre boya erişebilen bir çalıdır. Kafkasya’da ve Trakya’nın Karadeniz kıyılarında, tüm Kuzey Anadolu’da doğal olarak yetişir. Fazla nem ister. Orman kenarlarında, ormandan boşalan alanlarda görülür. Ormanın gelişmesini engellediği için ormana son derece zararlıdır. Dekoratif bir bitki olduğu için kültüre alınmıştır
10
Doğu Kayını Fagus orientalis
Bulgaristan, Türkiye, İran ve Kafkasya’da doğal olarak yetişir. Türkiye’de Bulgaristan sınırından Hopa’ya kadar Karadeniz Bölgesi’nin tamamındaki dağların orta ve yüksek kısımlarında Kaz Dağları’nda, Uludağ’da, Amanos Dağları’nda, Aladağ’da ve Kahramanmaraş Andırın’da bulunur. Kışın yaprağını döken, genç yaşlarda konik; ileri yaşlarda yuvarlak tepeli birinci sınıf bir orman ağacıdır. 40-50 metreye kadar boylanabilir. Nemli ve serin yerlerde iyi gelişim gösterir.
11
Kafkas Ihlamuru Tilia rubra
Güzel kokusuyla, sarkık salkımlarıyla dikkat çeken kafkas ıhlamuru, kışın yapraklarını döken, 30-40 metre boylanabilen bir ağaçtır. Kuzey ve özellikle Kuzey Doğu Anadolu’nun ormanlık bölgelerinde çok görülür. Ayrıca Kazdağı’nda, Kuşadası ve Antalya dolaylarında da rastlanır. Odunundan ve çiçeklerinden yararlanıldığı gibi süs bitkisi olarak da yetiştirilir.
12
Kafkas Tüylü Huşu Betula litwinowii
Kafkas tüylü huşu, çoğunlukla yüksek çalı formunda bir bitkidir. Ender olarak da 20 metreye kadar boylanan bir ağaçtır. Vatanı Doğu Anadolu ve Kafkasya’dır.
13
Yabani Siklamen Cyclamen coum
Bu siklamen türü, kış aylarında çiçek açan birkaç bitkiden biridir. Ağaçlar altında, yamaçlarda, nemli ve gölge yerlerde bu siklamen renkli minik çiçekleriyle kendini fark ettirir. Soğuk havalara dayanaklı olan bu güzel siklamen türü, çoğunlukla Türkiye’nin kuzeyinde yetişir. Yabani siklamen, Türkiye’nin de taraf olduğu Bern Sözleşmesi gereği doğal yaşam alanlarında korumakla yükümlü olduğumuz bitkiler arasındadır.
14

FOTOĞRAFÇILAR

  •  İstanbul çiğdemi, Kardelen, Mor çiçekli orman gülü, Ters lale, Toy, Yabani kiraz, Yabani siklamen, Akdeniz servisi © Ali İhsan Gökçen
  • Yelkovankuşu © Arslan Kezer
  • Porsuk © Aykut İnce
  • Çengel boynuzlu dağ keçisi © Başak Avcıoğlu
  • Mavi yüzgeçli Atlantik orkinosu, Yunus © Brian J. Skerry
  • Gelincik © Can Çokçalışkan
  • Ak kuyruklu kartal, Kurt © Chris Martin Bahr
  • Karaleylek, Kelaynak, Anadolu kestanesi, Yaban koyunu, Datça hurması, Gelengi, Toros kurbağası, Yaban tavşanı © Cüneyt Oğuztüzün
  • Kızıl tilki, Saz kedisi, Vaşak © David Lawson
  • Sümbül, Yanardöner, Nevruz çiçeği © Erdoğan Tekin
  • Antep kaya kekiği © Ergun Özuslu
  • Avrupa yılan balığı © Erling Svensen
  • Kocayemiş © Ersen Çörekçi
  • Erguvan © Ertuğrul Balıkçıoğlu
  • Karakulak © Frederick J. Weyerhaeuser
  • Leopar © Fritz Pölking
  • Turaç © Gürhan Sinan Özgürlü
  • Kör fare, Anadolu sincabı, Oklu kirpi © Halim Diker
  • Denizalası © Håkon Haraldseide
  • Ceylan, Apollo Kelebeği, Çöl varanı, Kafkas tüylü huşu, Turna, Ulu doğan, Yaban keçisi © Hartmut Jungius
  • Akya © Hasan Yökeş
  • İri başlı deniz kaplumbağası © Isaac VEGA
  • Akdeniz foku © Jacques Trotignon
  • Küçük akbaba © John E. Newby
  • Flamingo, Kum zambağı © Jorge Sierra
  • Denizatı, Yeşil deniz kaplumbağası © Jürgen Freund
  • Çizgili sırtlan © Mandal
  • Toros sediri © Marco Pagliani
  • Bukalemun, Peçeli baykuş © Martin Harvey
  • Çakal nergis, İğde, Tespih çalısı, Tülüşah, Yaban elması, Zeytin, Fıstık çamı © Mecit Vural
  • Huş tavuğu © Melih Özbek
  • Alageyik, Deniz çayırı, Tepeli pelikan © Michel Gunther
  • Doğu ladini © Özcan Yüksek
  • Su samuru, Ulugeyik, Boz ayı, Dikkuyruk, Kızıl akbaba © Sanchez & Lope
  • Doğu kayını © Sedat Kalem
  • Anadolu salebi © Serdar Aslan
  • Türk Fındığı © Tuğba Uğur
  • Urkeklik, Ahlat © Turgut Tarhan
  • Kafkas engereği © Urs Woy
  • Orfoz © Linda Pitkin
  • Arıkuşu © Markus Varesvuo
  • Çakal © Y.-J. Rey


Türkiye'de Durum


Ülkemizin göç yolları üzerinde olması, kısa mesafelerde değişik iklim koşullarının bulunması ve Anadolu’nun farklı yörelerindeki yaşam alanlarının gösterdiği çeşitlilik çok sayıda bitki ve hayvan türünün yaşamasına olanak tanıyor. Türkiye’de yaşayan insanlar olarak bizler; ovalarımızı, vadilerimizi, nehirlerimizi, bozkırlarımızı, dağlarımızı, ormanlarımızı, göllerimizi, yaylalarımızı ve denizlerimizi 132 memeli, 456 kuş, 10.000 bitki, 125 sürüngen ve çiftyaşamlı, 364 kelebek ve 405 balık türü türüyle paylaşıyoruz. Avrupa Kıtası’ndaki bitki türlerinin toplamı 12.000 iken, Türkiye yaklaşık 10.000 bitki tütüne ev sahipliği yapıyor. Üstelik bitki türlerimizin üçte biri endemik, yani ülkemizde yalnızca doğal olarak yetişiyor. Ayrıca Anadolu; birçok bitki ve hayvan türünün binlerce yıl öncesine giden tarihiyle gen merkezi. Örneğin; badem, kayısı, buğday, nohut, mercimek, incir, lâle, çiğdem vb. bitkilerin anavatanı Anadolu toprakları. Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye, su altı çeşitliliği açısından da şanslı. Ülkemiz sularını mesken tutan deniz canlılarının gösterdiği geniş yelpaze, özellikle Akdeniz’de göze çarpıyor. Bununla birlikte; tüm Avrupa’da 190 memeli türü bulunurken ülkemizde 132 memeli türü yaşıyor. Önemli kuş göç yollarına sahip olan ülkemiz, tüm dünyada bulunan 9000 kuş türünden 456’sına ev sahipliği yapıyor


Üstün değerlerine ve yararlarına rağmen, bu zengin biyolojik çeşitliliğimiz, bozulma, azalma ve yok olma sürecine girdi. Bu sürecinin başlıca nedenleri arasında hızlı nüfus artışı, doğal kaynakların sürdürülebilir olmayan kullanım biçimleri ve toprak erozyonu yer alıyor.
Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) 2008 Kırmızı Listesi’nde; Türkiye’de küresel ölçekte tehlike altındaki tür ve alttür sayısı 134. Aslan, Anadolu parsı ve Hazar kaplanı Türkiye'de yok olan türler arasında. Yakalı toy, İran alageyiği ve yabani eşek gibi bazı türler yeryüzünde bazı bölgelerde varlıklarını sürdürmeye çalışsalar da, artık Türkiye topraklarında yaşamıyor. Son 30-40 yılda, Türkiye’deki pek çok habitat çeşidi, geri dönülemez biçimde tahrip edildi.
Türkiye'de ormanlar hiç olmadığı kadar büyük bir tehdit altında. Ülkemizin yüzölçümünün dörtte biri ormanlarla kaplı olsa da, ormanlarımız son 50 yıl içerisinde yarı yarıya azaldı. Doğu Karadeniz ormanlarının %88’i zarar gördü. Türkiye son 40 yıl içinde sulak alanlarının yarısını kaybetti. Batı Karadeniz bölümündeki kıyı kumullarının her sekiz bitkiden biri, neslinin tükenmesi tehlikesiyle karşı karşıya. Türkiye, çok sayıda bitki türünün tehlikede olduğu 10 ülke arasında dördüncü sırada. Ülkemizin sularındaki balık stokları azalıyor. Türkiye'de tehdit altında bulunan ve korunması gereken 39 deniz canlısı bulunuyor. Tahribat oluşturacak şekilde yayılan ikinci konutlar, turistik tesisler, otoyollar, kum çıkarımı gibi faaliyetler kıyılarımızı sonu gelmez bir bozulma sürecine sokuyor. Deniz kaplumbağaları için yaşamsal olan yuvalama kumsallarının %64’ü bozuldu. Ülkemizin can damarları olan akarsular, evsel ve sanayi kaynaklı atıklar, giderek yayılan HES projeleri, kaçak kum alımları ve madencilik nedeniyle alarm verecek kadar sağlıksız durumda.


 http://www.turkiyenincani.org/turkiye-durum.html





,


WWF-Türkiye'nin 35 yıllık doğa koruma deneyiminden çıkardığı önemli derslerin başında şu yer alır: Yöre insanıyla birlikte hareket ederek gerçekleştirilen projeler başarıya ulaşır. Doğa koruma çalışmalarına "ilgi grubu" diye adlandırdığımız, doğal kaynaklardan yararlanan ve bu kaynakları yöneten tüm kesimlerin katılımı, çalışmaların başarısının artması için geliştirdiğimiz bir formül. Katılımcılık, sorunların ve çözüm önerilerinin belirlenmesinde kilit rol oynuyor. Bu formülü, her geçen gün biraz daha geliştirerek, ülkemizin çeşitli yörelerindeki doğa koruma çalışmalarımızda uyguluyoruz. Türkiye'nin Canı Kampanyası, Anadolu'da yöre insanıyla birlikte yürüttüğümüz doğa koruma projelerini bir adım daha öteye götürme fırsatını sunuyor.
Ülkemizin çok değerli doğal alanlarında yaşayan yöre insanlarının yaşam biçimleri ve doğaya duyarlılıkları, gurur duyduğumuz doğal varlıkların kalıcılığı açısından en önemli. Özellikle, nesli tehlike altında canlı türlerinin kışladığı, yuvaladığı ya da ürediği toprakları, ormanları, gölleri, kıyıları, denizleri, gölleri ve akarsuları onlarla paylaşan yöre insanlarının daha önemli bir sorumluluğu bulunuyor. Bunun için, doğa koruma konusunda yerel inisiyatiflerin gelişmesi, yöre insanın yaşadığı bölgeye sahip çıkması ve sorunları belirleyerek çözüm geliştirmesi kalıcı ve somut başarıların anahtarı oluyor. Yerel sivil toplum hareketinin oluşması; çelişkileri ortadan kaldırmaya yönelik, uyumlu, bütüncül ve katılımcı yaklaşımların bir ürünü.


kampanyaya destek için

http://www.turkiyenincani.org/joinus.aspx

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder